Uzun uzadıya yazmamın anlamı yok.

Takip edenler Türkiye Kayak Federasyonu Genel Kurulu’nda totonun Ali Oto’ya nasıl vurduğunu iyi biliyor.

Adam haybeden başkan seçildi.

Ben bilmeyenler ve kayaktan uzak olanlar için öncelikle Erzurum’u ilgilendiren konularla başlayacağım.

Sonrasına yine hep birlikte bakacağız.

Bu ülkede takvimler 1 Aralık’ı gösterdiğinde kayak sezonunu açan tek yer Palandöken’dir.

Yıllardır bu fırsatı değerlendiren TKF, ilk ulusal yarışlarını hep Palandöken’de yapmıştır.

Ancak bu gelenek bozuldu.

Oto’nun TKF’si aldığı bir kararla Aralık ayında Palandöken’e ulusal yarış vermedi.

Sadece Uluslararası Kayak Federasyonu (FIS) Anatolian Cup listede yer aldı. Tabi bu Pandemi döneminde yurt dışından kim gelecek, yarış yapılacak mı, yapılmayacak mı belli değil.

Ocak ayına bakıyoruz, Palandöken yine yok!

Şubat ayına bakıyoruz, kendi memleketi Bitlis’i görüyoruz ki, olmazsa Palandöken yazılmış.

Mart ayına bakıyoruz utanma pazarı Türkiye Şampiyonası ve Palandöken CUP.

Hemen bir şeyin altını çizeyim, tüm organizasyonları Palandöken’e versinler demiyorum. Uludağ, Sarıkamış, Ergan, Ilgaz, Erciyes, Yıldız hepsi bizim lakin bu nasıl bir organizasyon dağılımıdır?

Ali Oto bu mu senin adaletin?

Anladık, Erzurum’a şaşı bakıyorsun. Zaten Atlama Kulelerini ve Kızılay’ın otelini başından savmandan bu belli olmuştu.

Yalnız nasıl bir kindir ki, Konaklı Kayak Merkezini de FIS tescilli pistlerinden ettin?

Evet, bunun da sorumlusu sensin.

Türkiye’nin tek iniş ve Süper G pistleri için FIS’in talepleri yerine getirilmedi. Ejder 3200 A.Ş. bu konuda gereğini yaptı ama FIS’in muhatabı olan TKF yani sen, kılını bile kıpırdatmadın.

Bak, yazıyorum.

Bu ülkede FIS tescilli Ergan’da 2, Sarıkamış’ta 3, Uludağ’da 4, Yıldız’da 5, Erciyes’te 6 pist var. Kayağın başkenti Palandöken’de de 4 pist ve öyle ki, bunların 2’si Sway Hotel’e ait. Konaklı’dakileri sayende kaybetti bu şehir!

Bu ne demek?

Bu senin ‘ince kıyım’ siyasetinle Palandöken’i taca çıkarman demek.

Tabi, yarış vermemekle, tescilleri uzattırmamakla Palandöken’i ‘YOK’ saymaya çalışman sana gerçekten yakışan bir davranış!

Yönetim politikandan bunu anlamak hiç de zor değil.

Kim konuşsa, kim eleştirse hemen aba altından sopa göstermene tüm camia alıştı.

‘Sus, disiplin kuruluna veririm’, ‘Sus, malzeme vermem’, ‘Sus, yarış vermem…’, ‘Sus, ceza verdiririm…’

Atarların, giderlerin bitmek bilmedi.

Hala da devam ediyor.

İmza toplamaya başladılar, yok ‘yalan beyan’, yok ‘hukuki mücadele’ deyip duruyorsun sosyal medyada…

Sayende ne dedikodu bitiyor ne de sosyal medyada yazılıp, çizilenler.

Camianın başına Ali kıran baş kesen mi oldun?

Ama suç sen de değil.

Suç, şu aralar ortalıkta gözükmeyen Prof. Dr. Fatih Kıyıcı da!

Suç… Sana inanıp, senin sözüne kanıp sana oy veren delegede!

Bak…

Kayseri, Erzincan, Kars, Ağrı, Van, Muş, Bingöl, Artvin, Bayburt, Gümüşhane, Muğla, Isparta, Bursa ve dahası imza veriyor.

Anla artık önünü kesmeye çalıştığın Erzurum Palandöken değil, neredeyse bir Türkiye seni istemiyor.